Bağlam

Rüstem Temriyev
3 min readJul 31, 2022

İngilizce konusunda sürekli başa dönüyorum, olduğum yerde sayıyorum ve bu durum beni ciddi anlamda rahatsız ediyor.

Cevabım:

Bu problemin çözümü Bağlam ve Uygulama. Şimdi adım adım örneklerle açıklayayım.

Benzetmeyle gidelim: Resim çizmeyi öğrenmek istediğimizi düşünelim. Resim çizebilmek çok geniş bir hedef olduğu için, hedefimizi daraltalım. Nihayetinde ulaşmak istediğimiz sonuç portre çizebilmek olsun, ama özellikle kadın portresini çizmek.

İlk defa portre konusunda çizme çabalarınız olduğu zaman, genelde şöyle ilerliyoruz:

  • Önce çizimde en temel becerilerimizi geliştiriyoruz.
  • Ardından çizebildiğiniz kadar portre çizmeye çalışıyoruz.
  • Ondan sonra dudak, göz, burun gibi düzeltilmesi gereken yerleri tespit edip, onları iyileştirmeye çalışıyoruz.
  • Kendimizi bu konuda daha da ilerletmek istiyorsak, YouTube’da “göz nasıl çizilir”, “burun nasıl çizilir” başlıkları altında videoları izlemeye başlarız ve yavaş yavaş perspektif, oran, poz, gölge gibi konulara, yani teoriye ineriz.

Özetle genelden özele doğru iniyoruz. Önce nihai hedefimize yakın bir çalışma, ondan sonra eksikliklerimiz doğrultusunda iyileştirmeler. Böylece yavaş yavaş nihai “kadın portresi” hedefimiz şekillenmeye başlıyor.

Peki şöyle ilerlememiz ne kadar mantıklı olurdu?:

  1. Portre, natürmort, mimari çizim vs. gibi nihai hedefimiz, bağlamımız olmadan ful odak direkt teoriden başlamak ve ezberlemek: gölgeleme, perspektif, oran, yüz özellikleri, silüet, gövde, poz, odak vs.
  2. Belli sebeplerden dolayı çizim eğitimimize ara verdiğimiz zaman tekrar teoriyi okumak ve tekrar ezberlemek, ve bir türlü çizime, basit şekillere bile pratik anlamda geçememek.

Mantıksız değil mi? İngilizce öğrenirken bunu yapıyoruz ama 🤷🏻

  1. Uygulama yapmak istediğimiz bağlamı bilmiyoruz. Sürekli gramerde başa dönmemiz ve olduğumuz yerde saymamız bundan kaynaklı — Bağlamsızlık.
  2. Nihayetinde neyi “çizeceğimizi” bilemediğimiz için, dolaysıyla “kulakta mı”, “gölgede mi”, yoksa “perspektifte mi” hata yaptığımızı veya eksik olduğumuzu göremiyoruz.

Çözüm şu:

  1. Belli bir seviyeye (A2-B1) ulaştıktan sonra pratiğe dökün — yazın, konuşun. Bağlama göre bir konu seçin.
  2. Farz edelim ki gelişmek istediğiniz alan — mesleki İngilizce. O zaman, örneğin ürün(lerin) tanıtımını yapın. Yazarak anlatmaya çalışın. Eksik hissettiğiniz, zolandığınız konuları not edin, ve o şekilde onları araştırın, sorun ve öğrenin.
  3. Yazdıkça ve konuştukça eksiklerinizi tespit edin, ve eksik konularınızı o şekilde tamamlayın. Böylece kendinizi bağlamsal anlamda sürekli geliştirmiş, tamamlamış ve nihayetinde hedeflediğiniz “Portrenizi” çizmiş olursunuz.

Aslında neredeyse bütün öğrenme süreçleri bu şekilde olması gerekiyor:

  1. Temeli oluşturma (Temel bilgi, teori, gramer, formül).
  2. Uygulama bağlamı.
  3. Uygulama esnasında hataların ve eksiklerin tespiti.
  4. Hata ve eksikleri düzeltilme, öğrenme — gelişme.

Not: Galerideki tabloları sıfırdan 6 aylık tekrarlı hata döngüleri ve düzeltmeleri sayesinde çizebildim. 150'ye yakın böyle çizimlerim mevcut. Çizim konusunda bilginiz ve tecrübeniz varsa, birtakım hatalarımı tespit edebilirsiniz zaten.

6 aylık süreçte belirlediğim bir hedefim vardı, teori bilgim sıfırdı. Ama süreç boyunca yavaş yavaş boşluklarımı tespit ederek nispeten iyi seviyeye gelebildim. İyi seviyeye diyorum çünkü birkaç tabloyu yüksek çözünürlüklü dijital baskı haliyle sattım…

Çözüm — Bağlam

--

--